Sürdürülebilirlik Stratejilerinde Yeni Dönem: Dijital Karbon Emisyon Takibi
İklim değişikliğiyle mücadelede karbon ayak izi yönetimi, şirketlerin yasal uyumluluğu ve kurumsal itibarı açısından kritik bir rol üstleniyor. Uluslararası regülasyonların sıkılaştığı, AB’nin SKDM uygulamasının aktifleştiği ve Türkiye’nin Net Sıfır hedefi doğrultusunda ciddi adımlar attığı bu dönemde, dijital altyapıya dayalı çözümler öne çıkmaktadır.
7 Dakikalık Okuma
Sürdürülebilirlik stratejileri, işletmelerin çevresel etkilerini ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirmeye odaklanan yeni bir döneme girmiş durumda. Artan raporlama yükümlülükleri, tedarik zinciri baskıları ve paydaş beklentileri, karbon emisyonlarının yalnızca beyan edilen değil, veriye dayalı olarak izlenen bir unsur haline gelmesini zorunlu kılıyor. Dijital karbon emisyon takibi, işletmelere emisyon verilerini sistemli biçimde toplama, analiz etme ve raporlama imkânı sunarak sürdürülebilirlik hedeflerinin daha somut ve izlenebilir şekilde yönetilmesine katkı sağlıyor. Green Carbon AI, tüm verileri analiz ederek toplu raporlama imkânı sağlıyor.
Karbon Ayak İzi Nedir?
Karbon ayak izi, bireylerin, kurumların veya faaliyetlerin doğrudan ya da dolaylı olarak atmosfere saldığı sera gazı emisyonlarının toplamını ifade eder. Enerji tüketimi, üretim süreçleri, lojistik faaliyetler ve günlük operasyonlar gibi birçok unsur bu emisyonların oluşmasına katkı sağlar. Karbon ayak izi kavramı, çevresel etkinin ölçülmesini mümkün kılarak sürdürülebilirlik stratejilerinin planlanmasında temel bir referans noktası oluşturur. Detaylı bilgi için “Karbon Ayak İzi Nedir?” yazımıza göz atabilirsiniz.
Karbon Emisyonu Nedir?
Karbon emisyonu, başta karbondioksit (CO₂) olmak üzere, fosil yakıt kullanımı, üretim faaliyetleri, enerji tüketimi ve ulaşım gibi süreçler sonucunda atmosfere salınan sera gazlarını ifade eder. Bu emisyonlar, iklim değişikliğinin temel nedenleri arasında yer almakta ve çevresel etkilerin ölçülmesi ile yönetilmesi açısından önemli bir gösterge olarak kullanılmaktadır.
Karbon Emisyon Hesaplama Nasıl Yapılır?
İlk adımda, emisyona neden olan faaliyetler belirlenir. Enerji tüketimi, yakıt kullanımı, üretim süreçleri, ulaşım ve satın alınan hizmetler bu kapsamda değerlendirilir. Ardından bu faaliyetlere ait tüketim verileri toplanır. Elektrik, doğalgaz, yakıt miktarları veya taşımacılık mesafeleri gibi ölçülebilir veriler esas alınır.
Toplanan veriler, uluslararası kabul görmüş emisyon faktörleri ile çarpılarak hesaplanır. Bu faktörler; IPCC, GHG Protocol ve benzeri standartlar tarafından yayımlanan katsayılara dayanır. Hesaplama sonucunda ortaya çıkan değerler genellikle CO₂ eşdeğeri (CO₂e) cinsinden ifade edilir.
Karbon Ayak İzi Nasıl Azaltılır?
Enerji tüketiminin optimize edilmesi, karbon ayak izini azaltmanın temel adımlarından biridir. Enerji verimli ekipmanların kullanılması, üretim ve operasyon süreçlerinde gereksiz tüketimin önlenmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek emisyonların düşürülmesine katkı sağlar.
Ulaşım ve lojistik süreçlerinin gözden geçirilmesi de önemli bir etkendir. Taşıma rotalarının optimize edilmesi, filo yönetiminde yakıt verimliliğinin artırılması ve alternatif ulaşım yöntemlerinin tercih edilmesi emisyon yükünü azaltır. Diğer azaltma yöntemleri için “Karbon Ayak İzini Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?” yazımıza göz atabilirsiniz.
Karbon Emisyonu İçin Alınan Önlemler Nelerdir?
Avrupa Birliği tarafından hayata geçirilen Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM), karbon yoğun ürünlerin ithalatında emisyonların dikkate alınmasını amaçlar. Bu düzenleme, küresel ticarette karbon emisyonlarının izlenmesini ve raporlanmasını zorunlu hale getiren yeni bir dönem başlatmıştır.
Uluslararası ölçekte GHG Protocol, ISO 14064 ve IPCC rehberleri, karbon emisyonlarının hesaplanması, raporlanması ve doğrulanması için standartlar sunar. Bu çerçeveler, ülkeler ve şirketler arasında karşılaştırılabilir ve güvenilir karbon verisi oluşturulmasını sağlar.
Türkiye’nin Karbon Ayak İzi Yönetimindeki Yol Haritası Nasıldır?
2025’te yürürlüğe giren İklim Kanunu (Kanun No. 7552), Türkiye’nin karbon yönetimi ve iklim politikaları için kapsamlı yasal bir çerçeve oluşturur. Bu kanun, net sıfır emisyon hedefini hukuki temele oturtur, sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve azaltılmasına yönelik araçları düzenler. Böylece, kamu ve özel sektörün yükümlülükleri netleşir ve karbon azaltım faaliyetleri için uzun vadeli planlama imkânı doğar.
Ayrıca Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gibi karbon fiyatlandırma mekanizmaları kurularak işletmelerin sera gazı salımlarını ölçmeleri ve ticari araçlarla azaltmaları için ekonomik teşvikler geliştirilir. ETS’in 2026 sonrası aşamalı olarak devreye alınması planlanmaktadır ve bu, işletmeler için karbon salımlarını maliyet unsuru haline getirerek azaltımı teşvik eder.
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması Kapsamındaki Sektörler Nelerdir?
Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM / CBAM) kapsamında yer alan sektörler, karbon yoğunluğu yüksek ve uluslararası ticarete konu olan alanlar arasından belirlenmiştir. Avrupa Birliği, uygulamanın ilk aşamasında aşağıdaki sektörleri kapsama almıştır:
Demir – Çelik
Ham çelik, yarı mamul ve belirli nihai çelik ürünlerini kapsar. Üretim sürecindeki yüksek enerji tüketimi ve karbon salımı nedeniyle SKDM’nin ana sektörlerinden biridir.
Alüminyum
Birincil alüminyum üretimi başta olmak üzere alüminyumdan üretilen bazı yarı mamul ve mamul ürünler kapsama dahildir.
Çimento
Çimento üretimi, hem yakıt kullanımı hem de kimyasal süreçler nedeniyle yüksek karbon emisyonuna sahiptir ve SKDM’nin temel sektörleri arasında yer alır.
Gübre
Azot bazlı gübreler başta olmak üzere, üretim sürecinde yoğun enerji kullanılan gübre türleri SKDM kapsamındadır.
Elektrik
AB’ye ithal edilen elektrik enerjisi, üretim kaynağına bağlı emisyonlar dikkate alınarak mekanizmaya dahil edilmiştir.
Hidrojen
Özellikle fosil yakıtlara dayalı hidrojen üretimi, karbon yoğunluğu nedeniyle SKDM kapsamına alınmıştır.
2026'da Şirketleri Karbon Salınımında Neler Bekliyor?
2026 yılı, şirketlerin karbon salınımıyla ilgili hem uyum hem de raporlama beklentilerinin belirgin şekilde arttığı bir dönem olacak. Bu yılın odak noktaları, uluslararası düzenlemeler ve ticaret mekanizmalarındaki dönüşümlerin etkileriyle şekilleniyor:
1. Karbon ayak izi raporlaması zorunluluğu genişliyor: Avrupa Birliği gibi büyük pazarlarda, başta çimento, demir-çelik ve alüminyum gibi karbon yoğun sektörler için karbon ayak izi raporlaması 1 Ocak 2026 itibariyle zorunlu hâle geliyor. Bu kapsamda şirketler; üretim süreçlerindeki emisyon verilerini doğru şekilde ölçmek, doğrulatmak ve detaylı raporlamak durumunda kalacaklar.
2. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM / CBAM) uygulaması sürüyor: AB pazarına ihracat yapan firmalar için karbon ayak izi beyanı, doğrulanmış raporlama ve ilgili mali yükümlülüklerin uygulanması 2026’da daha aktif bir hale gelecek.
3. Uluslararası sürdürülebilirlik raporlamaları güçleniyor: Birçok bölge ve ülke, ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) raporlamalarını 2026 itibariyle zorunlu hale getirmeye yönelik adımlar atıyor. Örneğin Çin, Singapur, Japonya ve Hong Kong gibi ekonomik bölgelerde ISSB (Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları) uyumlu raporlamalar gündemde.
4. Emisyon ticaret sistemleri ve karbon fiyatlandırması önem kazanıyor: Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülke emisyon ticaret sistemleri (ETS) uygulamalarını genişletiyor ve 2026’da karbon fiyatlandırması üzerinden ticari mekanizmalarla sera gazı azaltımını teşvik ediyor.
5. Değer zinciri (Scope 3) emisyon raporlaması öne çıkıyor: Şirketlerin yalnızca doğrudan emisyonlarını değil, tedarik zinciri ve ürün yaşam döngüsü kapsamındaki dolaylı emisyonları da izleyip raporlaması giderek beklenti haline geliyor. Bu kapsamda Scope 3 emisyonlarının yönetimi stratejik öncelik, hatta zorunluluk adayı hâline geliyor.
Dijital Sürdürülebilirlikte Yeni Dönem: GreenCarbonAI
Sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak, çevresel etkileri ölçmek ve azaltmak isteyen kurumlar için dijitalleşme artık vazgeçilmez bir araç haline geldi. GreenCarbonAI, bu ihtiyacı karşılamak üzere yapay zekâ destekli, karbon emisyon verilerinin toplanmasını, analiz edilmesini ve raporlanmasını otomatikleştiren ileri bir dijital çözümdür. Enerji tüketimi, tedarik zinciri aktiviteleri, üretim süreçleri ve operasyonel karbon verileri gibi farklı kaynaklardan gelen büyük veri setlerini tek bir platformda buluşturarak işletmelere kapsamlı bir sürdürülebilirlik görünürlüğü sunar.
GreenCarbonAI sayesinde kurumlar, sera gazı emisyonlarını gerçek zamanlı ölçebilir, sapmaları tespit edebilir ve hedeflerine yönelik aksiyon planlarını hızlıca oluşturabilir. Gelişmiş makine öğrenmesi modelleri ile geleceğe dönük emisyon projeleri yapılabilir; bu da stratejik karar alma süreçlerini güçlendirir.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu Makaleye Benzer Diğer Makaleler
-
e-Fatura Geçiş Hadleri 2026
2024’te e-Faturaya geçiş için belirlenen hadler, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yeniden düzenlenmiştir. Belirli bir ciroyu aşan işletmeler, e-Faturaya dahil olmak zorundadır.
• 1 dakikalık okuma -
ERP İmplementasyonu Nedir? Başarılı ERP Entegrasyonu İpuçları
ERP implementasyon süreci tüm birimleri tek bir yazılım sisteminde toplayarak departmanlar arası ortaklaşa veri paylaşımını sağlar.
• 2 dakikalık okuma -
ERP Nasıl Çalışır?
ERP’de; finans, satış, satın alma, üretim, stok, insan kaynakları, müşteri ilişkileri, tedarikçiler, iş ortakları dâhil olmak üzere ilgili departmanlar birbiriyle işbirliği içinde olurlar. İki departman arasındaki herhangi bir konuya ilişkin bilgiye, sistem altyapısıyla saniyeler içinde ulaşılmaktadır.
• 2 dakikalık okuma -
Legacy Sistemlerden Kurtulma Vakti: ERP Mimariniz Yeterli mi?
Legacy sistemlerin maliyetlerini ve API odaklı ERP sistemlerinin avantajlarını yazımızda bulabilirsiniz.
• 10 dakikalık okuma -
2026 Gelir Vergisi Tarifesi ve İstisnalarda İşletmeleri Neler Bekliyor?
2026 vergi tarifesi ve istisna tutarlarıyla alakalı blog yazımızdan güncel mevzuatı öğrenebilirsiniz.
• 6 dakikalık okuma